top of page
  • Beyza Özgün

Mimari Projeler ve Mimari Eserler

GİRİŞ

Bu yazıda 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan mimari proje ve eserler ile söz konusu eserler üzerinde yapılan değişikliklerin kanunundaki yansıması incelenecektir.


1. MİMARİ PROJELER

İlim ve edebiyat eserleri Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş ve başlıklar altına alınmıştır. Madde uyarınca İlim ve Edebiyat Eserleri:

"1. Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,

2. Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri,

3. Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri"

olmak üzere üç gruba ayrılmıştır.

Estetik niteliğe sahip olmayan mimari projeler, eser sayılmanın subjektif unsuru olan ‘’eserin sahibinin hususiyetini taşıma’’ şartını sağladığı takdirde 5846 Say. FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri korumasından yararlanacaktır. Ancak ortak bilimsel teknik ve metotlar kullanılarak, birtakım mevzuat hükümlerine uygun oluşturulan bu projelerde aranan hususiyet, diğer eserlerdeki kadar belirgin olmayabilir. Örneğin; bir mimari proje çizilirken belirli ölçülere, parametrelere dikkat edilmesi ve belirli hesaplamaların yapılması gerekir.

2. MİMARİ ESERLER

Yunanca “kusursuz” ve “mükemmellik” anlamlarını taşıyan mimari, sahibinin hususiyetini taşıyan ve estetik değere sahip olan yapılar olarak karşımıza çıktığında FSEK m.4/f.1/b.3 “Mimarlık Eserleri” güzel sanat eseri başlığı altında koruma kapsamına alınacaktır.

Herkes tarafından inşa edilebilecek nitelikteki mimari yapılar, eser niteliğinde kabul edilmeyip FSEK kapsamında korunmayacaklardır. FSEK kapsamında korunan mimari yapılar, sahibinin hususiyetini taşıyan ve estetik değere sahip olan yapılardır. Mimarın, mekan, tasarım ve benzeri elemanları kendi yaratıcı gücünü kullanarak, alışıla gelmiş yapılardan farklı nitelikte olan ve kendi hususiyetini katarak meydana getirdiği yapılar mimarlık eseri kabul edilmektedir.

Yapının estetik değerine ilişkin olarak değerlendirme yapılırken; yapının inşa edildiği yerdeki toplumun kültürü, tarihi ve inancı ile ilişkisi, kullanılan malzemelerin birbiri ile uyumu, kullanılan renkler, oymalar gibi unsurların yapı ve birbiri ile olan uyumu, yapının çevresi ile olan uyumu, yapının arsa üzerinde konumlandırılma şekli gibi objektif ölçütlerin göz önünde bulundurulması gerekir.

Şu halde, bir yapının mimarlık eseri vasfında olduğunun söylenebilmesi, estetik unsurunun objektif kriterlerle tespit edilememesinden dolayı oldukça güçtür. Nitekim yapı üzerinde bulunan rölyef, vitray, fresk, heykel gibi güzel sanat eseri olarak nitelendirilen ürünlerin kullanılması, o yapıya mimarlık eseri niteliği katmayacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2011 tarihli ve 2009/11244 E. Sayılı ve 2011/4507 K. sayılı kararı)

Bir yapının estetik değere sahip ve dolayısıyla mimarlık eseri olup olmadığının tespiti teknik bir mesele olduğundan bu konuda uzmanların görüşüne başvurulmalıdır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (j) bendi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. Maddesinde mimarlık eserlerinin değiştirilmesi açısından düzenlemeler bulunmaktadır. Anılan maddeler uyarınca, Bakanlıkça kurulacak olan "mimari estetik komisyonları" bir değerlendirme yaparak, uyuşmazlığa konu uyuşmazlığa konu olan yapının estetik değere sahip olup olmadığını belirleyecektir.

İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; (…)(1) eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez.

Bir yapının estetik değere sahip olup olmadığının tespitinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda bulunan ilkelerden yararlanılabileceği gibi bu konuda ileride incelenecek olan uzman görüşüne de başvurulabilmektedir.

3. MİMARİ PROJE VE ESERLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

Eserin varlığının ve bütünlüğünün korunabilmesi için eser sahibine, FSEK 16. Maddesi ile eserde değişiklik yapılmasını yasaklama yetkisi tanınmıştır. Eserde değişiklik yapılmasını yasaklama hakkı münhasır niteliktedir ve herkese karşı ileri sürülebilecektir. Eser sahibi, eser üzerinde değişiklik yapılmasına kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile, eser üzerinde yapılan değişiklik eser sahibinin şeref ve itibarını zedeliyor yahut yapılan değişiklik eserin özelliğini ve niteliğini bozuyorsa, eser üzerinde değişiklik yapılması yasaklanabilecektir.

Eser sahibi, eser üzerinde değişiklik yapılmasını yasaklama yetkisinden vazgeçemeyecektir. Yasaklama yetkisinden bir sözleşme ile vazgeçilmesi halinde ise bu sözleşme hükümsüz olacaktır. Ancak eser sahibi eser üzerinde zorunlu olan değişikliklere karşı bu hakkı kullanamayacağı gibi eser üzerindeki değişikliğin zaruriyet arz etmesi halinde esere ilişkin bir hakkı kullanma hakkını veya esere ilişkin bir hakkı devralan kişiler eser sahibinin izni olmaksızın eserde değişiklik yapabilecektir.

Mimarın projesinde bir değişiklik yapıldığından söz edebilmesi için, değişikliklerin mimari proje üzerinde yapılması gerekmektedir. Mimari proje esas alınarak inşa edilen yapıda yapılan değişiklikler proje üzerinden yapılmış olmayacağı gibi her mimari proje sonucu inşa edilen yapı da mimari eser sınıfına girmeyecektir.

TMMOB Mimarlar Odası'nın, Mimarlık Hizmetleri Şartnamesinde mimari projeler, hazırlık ve ön etüt çalışmaları, ön proje, kesin proje ve uygulama projeleri olmak üzere ayrıma tabi tutulmuştur. Mimari proje olmaksızın bir yapının inşası mümkün değildir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 20. maddesinde de, yapı ruhsatı alınmadan bir yapının inşa edilmesinin mümkün olmadığı açıkça belirtilmiştir. İmar Kanunu'nun 22. maddesinde ise, yapı ruhsatının alınabilmesi için belediye, valilik gibi kurumlara bir dilekçe ile başvurulması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Mimari projeler üzerinde değişiklik yapılmasının nedenlerinden biri de projenin uygulanabilmesi için yapı ruhsatı veya yapı kullanım izninin alınmasıdır. Bu durumda mimari projede yapılan değişiklik, ihtiyaçtan doğan bir değişiklik olacaktır.

Yapının inşası için idareden alınması gereken belge ve ruhsatların alınabilmesi tadilat projesi çizilmesini gerekebilecektir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesinde tadilat projesi gereken haller belirtilmiştir. Madde hükmüne göre, "Ruhsat alınmış yapılarda değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır". Ancak, yapılarda yapılan bir kısım değişiklikler için ruhsat alınmasına gerek yoktur (İmar Kanunu m. 21/3). Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi tadilat ve tamiratlar için ruhsat alınmasına gerek yoktur. Yapının kullanım amacını değiştiren, yapının görünümünde esaslı değişikliğe yol açan değişiklikler söz konusu ise, bunlar için yeni bir ruhsat alınması gerekir.

Doktrinde farklı görüşler olmakla beraber ağırlıklı görüşler; tadilat projesi için asıl proje sahibi mimardan izin alınması gerekmediği görüşü ile İmar Müdürlüğü'ndeki proje üzerinde bir başka mimar tarafından değişiklik yapılarak yapı ruhsatı alınmışsa, asıl proje sahibi mimar, değişikliği yapan ve yaptıranlara karşı Kanunun öngördüğü haklarını kullanabileceği yönündedir.

Mimari proje üzerinde değişiklikler esaslı değişikliklerse, diğer bir deyişle sahibinin meydana getirdiği eser üzerindeki hususiyetini etkiliyorsa, mimarın fikri mülkiyet hakkı ihlal edilmiş olacaktır.

Mimari proje uygulanırken, imar planı değişikliği veya deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesi gibi öngörülemeyen nedenler söz konusu ise ve bu nedenle de mimari projenin değiştirilmesi gerekiyorsa, burada zorunlu değişiklik söz konusu olacaktır. Bunun gibi mimari projenin değiştirilmesinin zorunlu olduğu durumlarda, projeyi çizen mimar, değişikliklerin yapılması için davet edilmelidir. Mimarın değişiklik yapmayı reddetmesi veya yapacağı değişiklik için fahiş ücret talep etmesi halinde, zorunlu bir değişiklik yapılması gerektiği için, iş veya yapı sahibi, mahkemeye başvurarak eser üzerinde başka bir mimar tarafından değişiklik yapılması için izin alabilir. Mahkemenin değişiklik yapılmasına izin vermesi halinde, başka bir mimar eser üzerinde değişiklik yapabilecektir.

Mimari projeye göre inşa edilen ancak eser niteliği haiz olmayan mimari yapıların değiştirilmesi için ise mimarın izni gerekmemektedir. Nitekim mimarın yapı üzerinde bir fikri mülkiyet hakkı bulunmayacağı için mimari projeye göre uygulanan yapı üzerindeki değişiklikler mimarın hakkını ihlal etmeyecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ’nin 02.07.2013 Tarih ve E. 2011/12553, K. 2013/14085 Sayılı Kararı ile proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan yapının değiştirilmesini, mimarın proje nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz oluşturmayacağına karar vermiştir.

İnşası tamamlanmış sahibinin hususiyetini taşıyan estetik değere sahip mimari eserlerde değişiklik yapıldığı kabul edilebilmesi için yapılan değişikliğin eserin estetik değerini etkilemesi gerekmektedir. Değişikliğin olumlu ya da olumsuz nitelikte olması hakkın kullanımının sınırlandırmamaktadır nitekim yapılacak değişiklik eserin estetik değerini artıracak nitelikte olması halinde de mimar eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkını kullanabilecektir. Kanun gereği veya taraflar arasında yapılan sözleşme sonucu kullanma hakkına sahip olan kişiler, mimarın izni gerekmeksizin, mimarlık eseri üzerinde sadece zorunlu nitelikte olan değişiklikleri yapabileceklerdir. Zorunlu nitelikteki değişiklikler eserin bütünlüğünün korunması için gerekli olan bakım onarım ve imar değişiklikleri olarak kabul edilebilecektir. Bu değişikliklerin eser sahibinin şeref ve itibarına zarar vermeyecek nitelikte olması gerekmektedir.

Mimarlık eseri üzerinde, kullanım amacının iyileştirilmesi amacıyla bir değişikliğin yapılacağı durumlarda, yapı sahibinin mülkiyet hakkından doğan menfaati, mimarın eser sahipliğinden doğan menfaatinden üstün olacaktır. Yapı sahibinin kullanım amacını ileri sürerek eserde yapacağı değişiklik, mimarın şeref ve itibarına zarar verecek şekilde ve yetkisinin sınırlarını aşacak düzeyde olmamalıdır. Yapı sahibinin yetkisini aşmak suretiyle eser üzerinde değişiklik yapması halinde menfaat dengesini bozmuş olacak ve mimarın fikri haklarını ihlal edecektir. Bu durumda mimar, eserin eski hale getirilmesini talep edebileceği gibi manevi hakkının ihlal edilmesinden dolayı manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir. Değişikliklerin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı eser sahibinin şeref ve itibarına zarar verip vermediği her somut olay üzerinde kendi içinde incelemeye tabi tutulacaktır.


SONUÇ

Bir yapının planlanmasına, tasarlanmasına ve inşasına ilişkin çalışmalar, mimari fikri ürün olarak nitelendirilmektedir. Bu fikri çalışma kağıt üzerinde çizilip somutlaştığında mimarlık projesinden, üç boyutlu olarak maddi şekilde ortaya çıktığında ise mimari yapıdan söz edilecektir. Mimari yapının inşası sırasında ortaya çıkan problemler çok farklı şekillerde kendini gösterebilmektedir. Ortaya çıkabilecek ihtilafların çözümünde öncelikle mimari yapının niteliğinin tespiti akabinde ise mimari proje ya da mimari eser üzerindeki değişikliklerin tespit edilmesi gerekmektedir. Güzel sanat eseri niteliğindeki mimari eserler ve ilim edebiyat eseri niteliğindeki mimari projeler FSEK kapsamın korumaya tabi olup eser sahibinin izni olmadıkça değiştirilemeyecek olup eseri kullanma yetkisine sahip olanlarda ise yetkinin sınırını eser sahibinin şeref ve itibarını ile zaruriyet unsuru ile belirlenecektir.


KAYNAKÇA

Türk Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Açısından Mimari Eserler ve İlgili Yargı Kararlar, Prof. Dr. Gürsel ÖNGÖREN, Filiz CERİTOĞLU, 2007

Mimari Eserlerde Eser Sahibi ile Yapı Malikinin Menfaatlerinin Dengelenmesi, Doç. Dr. Cahit SULUK, Ankara Barosu Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi, 2011

Mimarın Telif Hakkı, Dr. Gürhan Sefa DOĞRUL, 2013

Mimarlık Projeleri İle Mimarlık Eserleri Ve Bunlar Üzerinde Değişiklik Yapılması, Prof. Dr. Müjgan TUNÇ YÜCELEN, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2015

İnşaat Sektöründe Mimari Haklar, Yrd. Doç. Dr. Özge Uzun Kazmacı, Yrd. Doç. Dr. Esra HAMAMCIOĞLU, Arş. Gör. Argun KARAMANLIOĞLU, 2015

Uygulamada Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, İlhami GÜNEŞ, 2022

Mimaride Telif Hakları, Prof. Dr. Hayri BOZGEYİK, 2023


Sanat Hukuku Enstitüsü Proje Direktörü

Beyza Özgün

Comments


bottom of page