top of page
  • Yazarın fotoğrafıMelisa Su Esat

Proserpine – Rossetti


Demeter, Persephone’nin babası Zeus’a kızını kurtarması için yalvarır. Zeus Persephone’yi ancak yer altından meyve yemediyse kurtarabileceğini söyler. Hades, Zeus’a Persephone’nin yer altındaki narlardan yediğini söyler. Kurallara göre yer altındaki yiyeceklerden birini yiyen birisinin artık oradan çıkması mümkün değildir.


Bereket tanrıçası Demeter öyle öfkelidir ki, tanrıları cezalandırmaya karar verir; ekinlere ve topraklara bakmayacaktır artık. Demeter’in görevine ara vermesiyle kıtlık baş göstermeye başlar. Zeus, yayılan açlığı durdurmak amacıyla bir anlaşma yapmak zorunda kalır. Bu anlaşmaya göre Persephone yılın yarısında Hades’in yanında kalıp onunla birlikte yer altına hükmedecek, yılın diğer yarısında annesinin yanında olacaktır. Antik Yunan’da bu mit, mevsim değişikliği ile ilişkilendirilmiştir. Persephone’nin yeraltına indiği aylarla birlikte sonbahar başlar ve doğa verimliliğini yitirip, kuruyup ölürken; Tanrıça’nın yeryüzüne çıktığı ilkbaharda doğa yeniden canlanmaya başlar, yeşerir ve güzelleşir.


İngiliz şair ve ressam Dante Gabriel Rossetti, bu mitolojik öyküden çok etkilenmiş ve kendi hayatı ile bağdaştırmıştır. Eserinde Proserpine’i resmederken model aldığı kişi; kendisinin saplantılı bir biçimde aşık olduğu, ortağı William Morris’in eşi Jane Morris’tir. Jane Morris’i mutsuz evliliğinden koparmaya çalışmış, Jane’i tıpkı istemediği bir evlilikle yer altına hapsolan tanrıça ile özdeşleştirmiştir.


Rossetti eseri hakkında bir yazısında, Prosperine’in yeraltındaki sarayın karanlık koridorlarında yürürken yeryüzüne açılan bir aralıkla karşılaştığı anı resmettiğini belirtmiştir. Bu açıklıktan görünen dış dünya, Prosperine’i düşüncelere sürüklemiş ve büyülemiştir. Açıklıktan gelen ışıkla geri planda görünen sarmaşık, hafızasında takılıp kalan hatıraların bir işareti, elindeki bir kısmı yenmiş nar çektiği cezanın sebebi, sol altta yanmakta olan tütsü ise tanrıçanın ölümsüzlüğüne dair bir sembol olarak görülmektedir. Eserdeki sembolizm aynı zamanda bize Rossetti’ nin paralel olarak işlemek istediği, Prosperine’in yer altı ve yer üstü arasında kalmışlığı ve Jane Morris’in kocası ve iki çocuğu ile sevgilisi Rossetti arasında kalmışlığını gösterir.


Eserin sol üst köşesinde kendi yazmış olduğu İtalyanca bir sone bulunmaktadır:


Sarayımın uzak kapısından içeri girip

Soğuk bir avuntuyu sadece bir anlığına bu duvara

Çok uzaklardan yansıtan ışık

Emma’ nın çiçekleri

Bu bir kez tadına bakınca beni buraya hapseden

Uğursuz meyveden çok uzakta

Uzakta o gökler, beni ürperten bu Tartaros grisinden

Ve ne kadar uzak o geçmiş günlere dönüşecek geceler

Kendimden uzakta, ve hep hayal kurup

Ve bir işaret bekleyip

Hala bir kalp ve bir ruha dair hasret çekerken

Sesini duyuyorum zaman zaman mırıltılar içinde:

‘ Acı bana, mutsuz Proserpine! ‘


Sanat Hukuku Enstitüsü Proje Direktörü

Melisa Su Esat

Comments


bottom of page