• İpek Kılıç

Madonna ve Basquiat

27'ler kulübünden Jean Michel Basquiat eserlerinde anlatmak istediklerini çarpıcı resmetmeyi başarmıştır. Brooklyn sokaklarında önce grafitti yapmış daha sonra küçük kağıtları kullanmıştır. Bu kağıtlar Andy Warhol’un eline geçmiş ve kendisinin ürettiklerinde ışık görmüş olacak ki ünlenmesinde büyük rol oynamıştır.

Ressamın afro-amerikan olması, sokaklarda yaşayarak yeri geldiğinde zorbalığa uğraması, ırkçılık-ayrımcılık,

zenginlik-yoksulluk gibi ironik ikilemlerle seyirciyi düşündürücü eserler üretmesine yol açmıştır.


Burjuvanın dile getiremeyeceklerini karikatürize edip, çarpıcı bir biçimde ele alarak; sanat dünyasındaki güzellik anlayışının sorgulanmasına sebep olmuştur.


Eserlerindeki ustalık çizgilerinde değil anlatmak istediklerinde saklıdır. Yarattığı taç simgesi zamanla yayılarak ikonik hale gelmiş, ırkçılığın sembolü olmuştur.

Jean Michel Basquiat tüm dünyada ses getiren ve en sonunda da tanınmış ilk ve tek siyahi ressam olmayı başarmıştır.

Basquiat’ın meşhur olduğu zamanlarda hayatına Madonna girmiş ve piyasada adından yeni yeni bahsettirmeye başlamıştı. Basquiat’ın Madonna’yla tanışması hem genç yaşta hem de şöhretin tadını yeni yeni tatmaya başladıkları dönemde gerçekleşmişti.

Madonna daha ana akım popüler müzikte önemli adımlar atmadan, sevgilisi sayesinde çoktan Brooklyn ve New York ‘un entelektüel sanat camiasında kendisini tanıttı.


Ne var ki, bu birlikteliğin bitmesinin iki önemli sebebi vardı. Biri; Basquiat yanında sönük kalmaya başlaması ve Madonna’nin yeteneği daha çok yankı uyandırmasını delicesine kıskanmasıdır.






Diğeri ise; ressamın erken yaşta tanıştığı uyuşturucudur. Bu bağımlılık öyle bir noktaya gelmişti ki Madonna bir röportajında “İnanılmaz bir adamdı ve çok yetenekliydi, ona hayranlık duyuyordum. Ancak eroin her zaman hayatındaydı.” demişti.


Ayrıldıklarında Basquiat’ın sevgilisine yaptığı tüm tabloları ondan almış ve hepsini siyaha boyamıştı.


Yıl 1988 olduğunda ise en sonunda eroin ve kokaini karıştırdığı yüksek bir doz alarak intihar etti. Kendisinin ölümünden hemen önce en son yaptığı bu tablo ise onu sanat tarihinde çok iyi bir noktaya ulaştırdı.




Sanat Hukuku Enstitüsü

Fikir ve Sanat Komisyonu Direktörü

İpek Kılıç