top of page

MÜZİK ESERLERİNDE UMUMA İLETİM HAKKI İHLALLERİNE GENEL BİR BAKIŞ

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Ebru Köse
    Av. Ebru Köse
  • 24 Haz
  • 5 dakikada okunur

GİRİŞ

 

Eser sahipleri ile bağlantılı hak sahipleri, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında hem mali hem de manevi nitelikte haklara sahiptir ve bu hakların kullanımı kural olarak eser sahibine aittir. Mali haklar, sözleşme yoluyla üçüncü kişilere devredilebilirken; manevi hakların devri mümkün olmamakla birlikte, yalnızca bu hakların kullanılmasına ilişkin yetkinin devri mümkündür.

 

Eser sahibi ya da haklarını devrettiği kişiler dışında kalan üçüncü şahısların, bu haklara aykırı davranışlarda bulunması ise hak ihlali olarak değerlendirilir. Fikri mülkiyet haklarının ihlali halinde hak sahipleri, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) başta olmak üzere Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde çeşitli hukuki yollara başvurabilmektedir.

 

 

1.     UMUMA İLETİM HAKKI

 

FSEK'in 25/1. maddesi uyarınca, "Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir"Bu düzenleme, eser sahibine tanınan mali haklar arasında yer almakta olup, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilecek her türlü umuma iletim faaliyetinin kural olarak izin alınmasına bağlı olduğunun kanuni çerçevesini çizmektedir.

 

Müzik eserleri özelinde ise umuma açık alanlarda kullanım, lisanslama sistemine tabidir. Nitekim radyo yayınlarından yararlanılarak otel, restoran, AVM veya benzeri işletmelerde müzik yayını yapılması ve bu suretle müşterilere dinletilmesi, eser sahibine ait mali hakların kullanımı anlamına gelmektedir.

 

Teknolojik gelişmelerin hız kazanması ve dijitalleşmenin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, umuma iletim hakkına yönelik ihlallerin hem çeşitlenmesine hem de daha kolay gerçekleştirilebilir olmasına neden olmuştur.

 

2. UMUMA İLETİM İHLALİ TÜRLERİ

 

2.1. Müzik Yayınlarının Kamuya Açık Alanlarda İletilmesi

 

Umuma iletim ihlallerinin en yaygın görünümlerinden biri, müzik yayınlarının radyo veya televizyon aracılığıyla otel, restoran, spor salonu gibi herkese açık alanlarda dinletilmesidir. Günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan bu uygulamada, müzik yayını yapan kanallar açılarak ses sistemleri aracılığıyla ortamda bulunan kişilere sunulmaktadır. Bu tür kullanımlar, işletmeye gelen müşterilerin duyabileceği şekilde gerçekleştirildiğinden, eserlerin umuma iletimi sonucunu doğurmaktadır. Yargıtay içtihatları doğrultusunda radyo veya televizyon aracılığıyla gerçekleştirilen yayınlarda; restoran, AVM veya otel gibi işyeri sahiplerinin ya da otel yetkililerinin yayın akışına doğrudan müdahale etme durumları bulunmaması nedeniyle suç kastının varlığından söz edilemez. Bu sebeple eserin umuma iletilmesi suçu oluşmamaktadır. Ne var ki kimi yazarlara göre failin kastının varlığının kabulü için, yararlanılan fikri mahsulün tüm özelliklerini bilmesi gerekli olmayıp, fikri bir mahsulden yararlanıldığını bilmesi yeterlidir. Bu nedenle, umuma açık yer işletmecilerinin, yayın aracılığıyla fikri ürünlerden faydalanıldığının bilincinde olması halinde, kast unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. [1]

 

Öte yandan, dijitalleşmenin etkisiyle içeriklere erişim yöntemleri de çeşitlenmiştir. Bu kapsamda podcasting, kullanıcıların ses ve/veya görüntü içeriklerine istedikleri zaman ulaşabilmelerine imkân tanıyan önemli bir sistem olarak öne çıkmaktadır. İçeriklerin talep üzerine erişilebilir olması, bu yöntemi umuma iletim hakkı bakımından ayrıca önemli hale getirmektedir.

 

Bununla birlikte, içeriklere erişim yalnızca indirme yoluyla gerçekleşmemektedir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan streaming (akış) teknolojisi sayesinde, veri parçalar halinde aktarılmakta ve kullanıcılar herhangi bir indirme işlemi yapmaksızın içeriklere eş zamanlı olarak erişebilmektedir. [2]Bu yöntem, özellikle YouTube ve Spotify gibi platformlarda geniş bir kullanım alanı bulmuş olup, dijital içerik tüketiminin temel araçlarından biri haline gelmiştir. Öyle ki YouTube, Spotify ve Apple Music gibi dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen yayınlarda, umuma iletim fiilini gerçekleştiren kişi, yayımlanacak müzik eserlerinin belirlenmesi konusunda doğrudan belirleyici konumdadır. Bu kişi, eser ve mali hak sahiplerine ait müzik eserlerini kendi tercihleri doğrultusunda seçerek yayınlayabilmektedir.[3]

 

Bu bağlamda, bir spor salonu işletmecisinin bireysel abonelik kapsamında elde ettiği müzikleri, spor salonu kullanıcılarına dinletmesi hukuka aykırılık teşkil eder. Zira bu tür abonelikler yalnızca kişisel kullanıma yöneliktir ve umuma açık alanlarda gerçekleştirilen kullanımlar için ayrıca eser veya bağlantılı hak sahiplerinden izin alınması gerekmektedir.

 

Nitekim MESAM da dijital iletim dahil olmak üzere çeşitli araçlarla yayımlanan eserlerin üçüncü kişiler tarafından yeniden kamuya sunulması halinde, bu faaliyeti gerçekleştiren işletmelerin meslek birliklerinden izin almak ve ilgili mali yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu açıkça ifade etmektedir.

 

Nitekim BAM kararında[4]; dosyaya sunulan Spotify web sayfası internet çıktısı ile kredi kartı ödemelerinden edinilen kanaate göre aboneliğin M. S. ile Spotify arasında bireysel "aile için premium" paketi olduğu, ticari paketi içermediği, abonelik sözleşmesinin içeriği ve umuma açık yerlerde yayın yapma hakkını kapsayıp kapsamadığı hususunda yeterli delil toplanmadan bu husus gerekçeli kararda irdelenmeden beraat kararı verildiği anlaşılmakla hükmün bozulmasına karar verilmiştir." Hükmü ile kullanımın ihlale sebebiyet vermemesi için bireysel sınırlar dahilinde kalması gerektiğinin altı çizilmiştir.

 

2.2. Radyo ve Televizyon Kuruluşları Tarafından Gerçekleştirilen Umuma İletim

 

Radyo ve televizyon kuruluşları, yayınlarında kullanacakları müzik eserleri için ilgili meslek birlikleri veya doğrudan eser sahipleri ile lisans sözleşmeleri yapmak suretiyle kullanım hakkı elde ederler. Bu kapsamda MESAM, MSG ve MÜYOR-BİR gibi kuruluşlar önemli rol oynamaktadır. Gerekli izinlerin alınmaması halinde, yayın yoluyla gerçekleştirilen her türlü kullanım, eser sahibinin umuma iletim hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.[5] Nitekim yargı kararlarında, televizyon aracılığıyla ortak kullanım alanlarında gerçekleştirilen yayınların bu kapsamda değerlendirildiği görülmektedir.

 

2.3. Sosyal Medya Platformları Aracılığıyla Umuma İletim

 

Günümüzde umuma iletim hakkı ihlallerinin önemli bir kısmı, sosyal medya kullanıcılarının doğrudan gerçekleştirdiği eylemlerden kaynaklanmaktadır. Özellikle YouTube içerik üreticilerinin videolarında izinsiz müzik kullanmaları bu ihlallerin başlıca örneklerinden biridir.

 

Benzer şekilde Instagram ve TikTok gibi platformlarda kullanıcılar, paylaştıkları içeriklere çeşitli müzikler ekleyerek eser sahibinin izni olmaksızın bu eserleri kamuya ulaştırabilmektedir. Bununla birlikte, Instagram gibi bazı sosyal medya platformları kullanıcılarına, lisans anlaşmaları kapsamında oluşturulmuş müzik kütüphaneleri aracılığıyla içeriklerine müzik ekleme imkanı sunmaktadır. Bu kapsamda platformun kendi müzik arşivi üzerinden yapılan kullanımlar, ilgili lisans sözleşmeleri çerçevesinde gerçekleştirildiğinden genellikle telif ihlali oluşturmamaktadır. Ancak platform dışından elde edilen ve lisans durumu belirsiz müzik eserlerinin içeriklere eklenmesi, umuma iletim hakkının ihlali sonucunu doğurabilmektedir. Bu tür kullanımların tek seferlik olması veya kısa süreli gerçekleşmesi, ihlalin varlığını ortadan kaldırmamaktadır.

 

SONUÇ

 

Müzik eserleri bakımından umuma iletim hakkı, eser sahibine tanınan mali haklar arasında merkezi bir konumda yer almakta olup, bu hakkın ihlali hem geleneksel hem de dijital ortamlarda giderek daha yaygın bir görünüm kazanmaktadır. Özellikle radyo ve televizyon yayınlarının umuma açık alanlarda kullanımı, bireysel aboneliklerin ticari amaçlarla değerlendirilmesi ve sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilen izinsiz paylaşımlar, uygulamada en sık karşılaşılan ihlal türlerini oluşturmaktadır.

 

Dijitalleşmenin sağladığı kolaylıklar, eserlerin geniş kitlelere hızlı ve pratik biçimde ulaştırılmasına imkan tanırken; aynı zamanda hak ihlallerinin tespitini ve önlenmesini güçleştirmektedir. Bu durum, umuma iletim hakkının korunmasını yalnızca hukuki düzenlemelerle sınırlı olmaktan çıkararak, etkin denetim mekanizmaları ve bilinç düzeyi yüksek kullanıcı kitlesi ile desteklenmesi gereken çok boyutlu bir alan haline getirmektedir.

 

Bu çerçevede, eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin menfaatlerinin korunabilmesi için lisanslama sisteminin doğru işletilmesi, meslek birliklerinin rolünün güçlendirilmesi ve kullanıcıların hukuki sorumlulukları konusunda farkındalıklarının artırılması büyük önem taşımaktadır. Nitekim bireysel kullanım ile ticari kullanım arasındaki sınırın net bir şekilde gözetilmesi, ihlallerin önlenmesi bakımından belirleyici bir unsurdur. Sonuç olarak, umuma iletim hakkına ilişkin ihlallerle etkin mücadele, hem mevcut hukuki düzenlemelerin kararlılıkla uygulanmasını hem de teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak şekilde sürekli güncellenmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda geliştirilecek bütüncül yaklaşımlar, müzik eserleri üzerindeki hakların korunmasını güçlendirecek ve fikri mülkiyet hukukunun temel amacına hizmet edecektir.

 

 

 

Sanat Hukuku Enstitüsü

Proje Direktörü

Av. Ebru Köse Küçükgil

 

 


KAYNAKÇA

TÜRAY Akın “5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri̇ Kanunu'nda Manevi̇, Malı̇ ve Bağlantılı Haklara Tecavüz Suçları (Fsek M. 71)”

ÖZDERYOL Teknail “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Düzenlenen Suçlar”ü

MESAM Türkiye Müzik Eseri Sahipleri Meslek Birliği internet sitesi


[1] Türay, A., 554.

[2] Türay, A., 236- 243.

[3] Özderyol, T., 349.

[4] Gaziantep BAM 12. CD. 26.01.2017 tarihli, 2017/78 E., 2017/78 K. sayılı kararı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page