top of page

SOSYAL MEDYA VE TELİF HAKKI İHLALLERİ

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Nurdan Gizem Topçu
    Av. Nurdan Gizem Topçu
  • 24 Mar
  • 5 dakikada okunur

1. Giriş: Dijital Dünyada “Paylaşmak” Gerçekten Serbest Mi?

Sosyal medya ile birlikte içerik üretimi herkesin erişimine açılmış ve üretim daha kolay ve yaygın hale gelmiştir. Bu şekilde her bir kullanıcının fotoğraf, video, müzik ve yazı paylaşabileceği platformlar ortaya çıkmıştır. Ancak bu kolaylık ve yaygınlık, beklenmedik bir şekilde telif hakkı ihlallerini de beraberinde getirmiştir.


Kullanıcılar büyük bir yanılgı içinde, internet ortamında yer alan içeriklerin 'herkese açık' olması durumunu, bu içeriklerin serbestçe kullanılabileceği şeklinde yorumlamıştır. Oysa ki bir içeriğin herkes tarafından erişilebilir olması, onun telif koruması dışında olduğu anlamına gelmez.


Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında düzenlenen telif hakları, diğer tüm platformlarda olduğu gibi sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar üzerinde de aynı korumayı sağlamaktadır.


2. Telif Hakkı Nedir? Sosyal Medyada İhlal Nasıl Gerçekleşir?

Telif hakkı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında düzenleme altına alınan ve eser sahibine, meydana getirmiş olduğu eser üzerinde bir kısım mali ve manevi haklar tanıyan, yasal bir korumadır. Telif hakkı kapsamında eser sahiplerinin, eser üzerinde işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim, umuma arz, adını belirtme, eserde değişiklik yapılmasını men etme gibi pek çok yetkisi bulunmaktadır. Bu haklar münhasıran eser sahibine tanınmış haklar olup bu hakların üçüncü kişiler tarafından, izinsiz bir şekilde kullanılması telif hakkı ihlaline sebebiyet verecektir.


Bu kapsamda sosyal medyada hem içerik üreticilerinin hem de platformda paylaşılan tüm eserlerin telif hakkı çerçevesinde korunduğunu, hak sahibinden izinsiz şekilde yapılan her bir paylaşımın, çoğaltmanın, işlemenin, umuma iletimin telif hakkı ihlaline sebebiyet vereceğini unutmamak gerekir.


Örneğin, başkasına ait videoların izinsiz şekilde paylaşılması, ya da üretilen içeriklerde başkasına ait müziklerin kullanılması telif hakkı ihlaline neden olacağından; göründüğü kadar masum değildir.


Aynı şekilde, başkasına ait fotoğrafların paylaşılması veya mevcut videolardan esinlenerek yeni bir video yaratılması da telif hakkı ihlali kapsamına girmektedir. 

 

TikTok’ta, Instagram’da ya da YouTube’da kullanılan bazı müzikler platform tarafından telifsiz olarak sunulmaktadır. Ancak eğer bu platformların sunduğu telifsiz müziklerin dışında, başka birine ait ve izinsiz kullanılan müzikler tercih edilirse, bu durumda telif hakkı ihlali ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden üretilen içeriklerde mutlaka telifsiz müzikler ya da lisansı alınmış müziklerin kullanılması önerilmektedir.


Sosyal medyada en sık karşılaşılan ihlal türleri şunlardır:

●      Başkasına ait fotoğraf veya videonun izinsiz paylaşılması

●      Reels / TikTok videolarında izinsiz müzik kullanımı

●      Sanat eserlerinin (tablo, illüstrasyon vb.) kaynak gösterilmeden paylaşılması

●      Tweet, yazı veya blog içeriklerinin kopyalanarak paylaşılması

●      Influencer içeriklerinin izinsiz yeniden kullanılması


3. Sosyal Medya Platformlarının Telif Hakkı İhlallerinde Sorumluluğu Nedir?

Instagram, TikTok, YouTube gibi platformlar, telif ihlallerine karşı çeşitli mekanizmalar geliştirmiştir:

●      İçerik kaldırma (takedown) sistemleri

●      Telif bildirimi ve şikayet süreçleri

●      Otomatik içerik tanıma sistemleri

Ancak bu sistemler, ihlalin tamamen önüne geçememekte; hak sahiplerinin aktif takibini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca içeriğin kaldırılması, tek başına zararın giderilmesini sağlamamakta; hak sahipleri tarafından tazminat talepleri ileri sürülebilmektedir.


YouTube gibi platformlar, Content ID sistemi sayesinde yüklenen içerikleri otomatik olarak taramakta ve telif hakkına konu müzik veya görselleri tespit edebilmektedir. Bu nedenle ihlal, çoğu zaman şikâyete bağlı olmaksızın sistem tarafından kendiliğinden ortaya çıkar. Bu durumda video ortadan kaldırılabilir ya da video yayında olmasına rağmen videodan elde edilen gelir telif sahibine aktarılabilir.

 

Instagram’da ise telif denetimi, YouTube’daki Content ID sisteminden farklı olarak büyük ölçüde şikâyete dayalı işlemektedir. Platform belirli ölçüde otomatik tarama yapsa da, telif ihlallerinin önemli bir kısmı hak sahiplerinin bildirimi üzerine tespit edilmekte ve içerikler bu doğrultuda kaldırılmaktadır.


Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgılardan biri, bir içeriğin paylaşımı sırasında kaynak gösterilmesinin telif hakkı ihlalini ortadan kaldırdığı düşüncesidir. Özellikle sosyal medya kullanıcıları, “alıntıdır”, “kaynak: …” ya da “dm for credit” gibi ifadeler kullanarak yaptıkları paylaşımların hukuka uygun hale geldiğini varsaymaktadır.


Oysa ki telif hukukunda temel kural açıktır: Eser sahibinin izni olmaksızın yapılan kullanım, kural olarak hukuka aykırıdır.


Kaynak göstermek; eser sahibinin manevi hakkı olan adının belirtilmesi yükümlülüğünü yerine getirebilir, ancak mali haklara yönelik ihlalleri ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, bir eserin izinsiz olarak çoğaltılması, paylaşılması veya umuma iletilmesi halinde, yalnızca kaynak gösterilmiş olması bu kullanımı hukuka uygun hale getirmez.


Bu durum özellikle ticari amaç taşıyan sosyal medya hesapları bakımından daha da önemlidir. Zira bu tür kullanımlarda, eser sahibinin ekonomik haklarının ihlali söz konusu olmakta ve tazminat sorumluluğu doğabilmektedir.


4. FSEK Ek Madde 4 Kapsamında “Uyar – Kaldır” Sistemi

Dijital ortamda gerçekleştirilen telif hakkı ihlallerine karşı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek 4. maddesi kapsamında “uyar – kaldır” mekanizması öngörülmüştür. Günümüzde telif hakkı ihlalleri çoğu zaman saniyeler içinde yayılabildiğinden, klasik yargılama süreçleri tek başına yeterli olmamakta; bu nedenle uyar – kaldır mekanizması hak sahipleri açısından hayati bir koruma aracı haline gelmektedir.


Bu sistem, özellikle internet ve sosyal medya ortamında yer alan içeriklere hızlı müdahale edilmesini amaçlamaktadır. Kanun kapsamında düzenlenen uyar - kaldır sistemi şu şekilde işlemektedir;


4.1. İlk Aşama: İçerik Sağlayıcıya Başvuru

Telif hakkı ihlaline uğrayan hak sahibi;

●      Öncelikle ihlale konu içeriği yayınlayan içerik sağlayıcıya başvurur

●      İhlalin 3 gün içerisinde durdurulmasını talep eder

Bu aşama, sistemin zorunlu ilk adımıdır. Başvuru yapılırken, hak ihlaline ne şekilde sebebiyet verildiği hususu açık bir şekilde ortaya konulmalı; var ise deliller sunulmalı ve asıl hak sahipliği kanıtlanmalıdır. Yalnızca ihlal başvurusunda bulunulması; içeriğin kaldırılması için yeterli bir argüman olarak ileri sürülemez.


4.2. İhlalin Devamı Halinde: Savcılık Başvurusu

Eğer ihlal 3 gün içerisinde sona ermezse, hak sahibi bu defa:

●      Cumhuriyet savcılığına başvurarak

●      İhlalin devam ettiğini bildirir

Savcılık, bu başvuru üzerine:

●      Servis sağlayıcıdan,

●      İhlale devam eden içerik sağlayıcıya verilen hizmetin 3 gün içinde durdurulmasını talep eder.


4.3. Hizmetin Durdurulması ve Yeniden Sağlanması

●      Servis sağlayıcı, ilgili içerik sağlayıcıya sunduğu hizmeti durdurur

●      İhlalin sona ermesi halinde ise hizmet yeniden sağlanır

Bu yönüyle sistem, cezalandırmadan ziyade ihlali durdurmaya odaklıdır. Dolayısıyla ihlal kısa bir süre içerisinde durdurulur. Fakat ihlalin durdurulmuş olması elbette, gerçekleşen ihlaller nedeniyle talepte bulunulmasının önüne geçmemektedir. Telif hakkı sahibinin, tazminat talep etme ve ceza hukuku anlamında şikayetçi olma hakkı saklıdır.


5. Telif Hakkı İhlalinin Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Telif hakkı ihlalleri, yalnızca içeriğin kaldırılması ile sınırlı kalmayıp; ihlalin niteliğine göre hem hukuki hem de cezai sorumluluğu beraberinde getirebilmektedir.

5.1. İçeriğin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi

Hak sahibi, izinsiz kullanılan içeriğin:

●      Sosyal medya platformlarından kaldırılmasını,

●      Gerekli hallerde ilgili içeriğe erişimin engellenmesini

talep edebilir.

Uygulamada özellikle Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlar, yapılan başvurular doğrultusunda içerikleri hızlı bir şekilde yayından kaldırmaktadır. Kısa sürede sonuç almak için başvuru sırasında gerekli belgeleri iletmek, yeterli veriyi sağlamak önem arz etmektedir.


5.2. Maddi ve Manevi Tazminat Sorumluluğu

Telif hakkı ihlali halinde eser sahibi, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tazminat talebinde bulunabilmektedir. Bu hususta Kanun’un 70. maddesinde tazminat sorumluluğu düzenlenmiş olup madde şu şekildedir;

“Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir.


Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir.


Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.”

Bahse konu 68. maddede ise; “izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir” düzenlemesi yer almakta olup “telif tazminatı” adı verilen, 3 kat tazminat talebi bu maddede öngörülmüştür.


Dolayısıyla hak ihlali halinde, eser sahibi dilerse taraflar arasında bir sözleşme yapılmış olsa idi talep edebileceği yahut rayiç bedel ne ise bu tutarın 3 katı kadar, tazminat talebinde bulunabilir.

Eser sahibi, elde edilen karın kendisine verilmesini de talep edebilir. Bunun yanı sıra eser sahibi, manevi tazminat talebinde de bulunabilmektedir.


Özellikle ticari amaçla yapılan kullanımlarda, elde edilen kazancın iadesi gündeme gelebilmektedir. Bu durum, reklam geliri elde eden hesaplar, ticari işletme hesapları, Influencer iş birlikleri bakımından önemli sonuçlar doğurabilmektedir.


5.3. Cezai Sorumluluk

5846 sayılı Kanun kapsamında, telif hakkı ihlalleri belirli şartlar altında cezai yaptırımlara da konu olabilmektedir. İhlalin ağırlığına göre: para cezası yahut hapis cezası gündeme gelebilmektedir.

Uygulamada, yargılama süreçlerindeki uzunluk sebebiyle sıklıkla ceza davaları tercih edilmektedir. Soruşturma aşamasında delil tespitleri yapılmakta, uğranılan zarar ve talepler ortaya konulmak suretiyle uzlaşma yoluna gidilerek uyuşmazlıklar çözülmeye çalışılmaktadır.


Sanat Hukuku Enstitüsü

Proje Direktörü

Av. Nurdan Gizem Topçu

 
 
 

Yorumlar


bottom of page